|
ALİ PİR CİVAN OCAĞI
Amasya - Çorum - Tokat bölgesiyle ilgili Alevilik araştırmalarım
1974 yıllarında başlamıştır. 1984’te yerel sözlü araştırma ve
yazılı tarihi kaynakları incelemem sonucu; Baba İlyas,Baba İshak,
Piri Baba, Koyun Baba, Şeyh Çoban, Atufi Hayrettin Hızır, Rumi
Dede, Kemal Dede, Sucu Hatun, Serçoban, Garip Dede, Hamza Dede,
Ukkâşe Sultan, Kum Baba, Muhammed Dede, Gani Baba, Elvan Çelebi,
Sıtkı Baba, Kul Fakır, gibi onlarca dede, baba, ozanın
menkıbelerini derleyerek nesnel olarak değerlendirerek bazı
bölümlerini yayınladım.(1-5) Yine, Türkmen Alevi Babalarına
ilişkin araştırmalarım halen devam etmektedir.Bu makalemle de adı
yöre dışında pek fazla bilinmeyen: Genç yaşta bacısı ile Hakk’a
yürüyen bir ulu zatın yaşam öyküsünü söylencelerden hareketle,
tarihsel kaynaklarla ve tarihi zaman kesitine oturtarak
örtüştürmeye çalışacağım...
Ali Pir Civan;
Türkmen Kızılbaş pirlerindendir. Genç olduğu için
Ali Bir Civan ya da Pir Ali Bircivan olarak anılmaktadır. 19
Ağustos 2001 Pazar günü Merzifon -Karatepe Köyü’ den Kemal Erikçi’
in arabasıyla ve Hamza Erikçi’nin rehberliğinde Gümüşhacıköy
İlçesine bağlı ve 7 Km. mesafedeki Sarayözü Köyü’nde bulunan Ali
Pir Civan’ın türbesini ziyaret ettim. İki yıldır köyde Ali Pir
Civan tören ve şenlikleri düzenlendiği için köy yolu Muhtarın
girişimiyle yeniden yapılmış ve türbenin önüne değin
asfaltlanmış. Pazar günü olduğu için çevre köylerden adak
kurbanları getirilmişti. Dergahta kalabalık bir kitle vardı.
Cemevinin dedesi Hüseyin Yüksel ve İbrahim Cesur ile köyün
gençleri bizlimle ilgilendiler. (6) Ali Pir Civan’ ın
söylencelerini anlattılar. Küçük bir orman köyü olan Sarayözü;
Kızılbaş kırımından kaçan Alevilerce kurulmuştur. Ali Pir Civan ;
8. İmam Ali-er Rıza Horasan-i (765-818)’nin soyundan gelmektedir.
Köyün yarısı ocak zade olup, Ali Pir Civan ile aynı soydan
gelmektedirler. Ali Pir Civan; Gümüşhacıköy’de dergahı bulunan
Alevi pirlerinden Şah Mahmut-ı Veli’ nin dört oğlundan en
küçüğüdür. Şah Mahmut-u Veli’nin Keçeçi Baba ile akraba oldukları
söylenmektedir. Anlatılanlara göre; Osmanlı döneminde “Kızılbaş
Katliamları”ndan birinde Ali Pir Civan ve bacısı Gümüşhacıköy'ün de
asılarak öldürülür. Talipleri de naışları alarak Sarayözü’ne
getirerek defnederler.
Ali Pir Civan’ın ayak ucuna Bacısını da
defnettiklerinden türbe 8 Metre uzunluğunda olur. Her iki kardeş,
ikiz ve çok uzun boylu, civan gibi, selvi boylu kız ve yakışıklı
delikanlı olduklarından; aynı zamanda özüyle, sözüyle ve
davranışlarıyla da bir ve beraber oldukları için, babaları
çocuklarının ikisine birlikte “Bircivan” demiştir. Her ikisi de
yöre insanı tarafından çok sevildikleri için ve Hz.Hüseyin gibi
davaları uğruna şehit olduklarından aynı tabutta
defnedilmişlerdir. Gümüşhacıköy’ün kuzeyindeki dağın öbür yüzüne
değin Tabutu 12 yiğit Kızılbaş delikanlının gece gizlice taşıdığı
ve şu anki yamaç yere gömdükleri rivayet edilmektedir.
Ali Pir Civan genç olmasına rağmen irfani ile yörede büyük bir
kitleyi kendisine bağlamış ve talip edinmiştir. Bayrami
Melamilerinin önderi Pir Ali Aksarayi’nin oğlu Celebi Şeyhi İsmail
Maşuki (1508-1528)’in kitlesel örgütlenmesinden kaygı duyan
Osmanlı yönetimi; “Oğlan Şeyh” diye ünlenen bu bilge kişiyi
“Şeyhülislam ve Ulemâ”nın yargılaması sonucu verdikleri fetvayla
“dinsizlik” suçlamasıyla boynu kesilerek öldürülmüştür. Tıpkı
İsmail Maşuki gibi Ali Pir Civan’da bacısı ile zalim bir Osmanlı
paşası tarafından Gümüşhacıköy kasabasında genç yaşta
asılmışlardır.
Tokat-Çorum-Amasya- Merzifon bölgesinde ki onlarca Alevi köyünde
Horasan Erenlerinden bir veya birkaç evliyanın türbesi vardır.
Dede Kargın Ocağı dedelerinden Harızlı Aşık Sıtkı (1865-1928) ve
Piri Baba Ocağı dedelerinden Kıreymirli Aşık Kul Fakır (1873-1938)
yörenin ünlü ozanlarındandır. (7-8) Bu iki Alevi ozanı bölgedeki
tüm ulu zatlar için deyişler söylemişlerdir. Ali Pir Civan
dergâhında da cemlerde bulunmuşlardır. Türk töresi ve “Atalar
kültü” gereği bu dede ve baba mekanları ve türbeleri kutsanarak,
bugüne kadar halk tarafından korunarak ve gelenekleriyle,
menkıbeleriyle birlikte yaşatılarak getirilmiştir.
Sarayözü Köyü’nde farklı farklı anlatıma göre Ali Pir Civan:
1) Yavuz Selim dönemindeki Kızılbaş katliamında asılmıştır.
2) Köprülü Mehmet Paşa, Gümüş nahiyesinde asmıştır.
3) Kuyucu Murat Paşa döneminde asılmıştır, günlerce darağacında
kalmıştır.
4) Yörede yapılan Kızılbaş kıyımlarından herhangi birisinde
asılmış olabilir.
Bu söylencelerden hangi olay olasılıklar dahilindedir ?
Amasya-Merzifon-Osmancık- Çorum-Tokat bölgesinde Alevi
katliamlarına ilişkin: Osmanlı yönetiminin üst düzey karar organı
olan “Divân-i Hümâyun”a ait ferman suretlerini kapsayan “Mühimme
Defteri” kayıtlarında çok sayıda belge mevcuttur.(9 ) Ayrıca çok
sayıda Şeyhülislam fetvalarıda vardır. Bölgede gerçekleşmiş önemli
bazı olayları tarihi kaynaklardan özetleyerek verelim.
1) II.Murad 1427 yılında Amasya - Tokat - Çorum bölgesinde; dört
kardeşin oymak beyi olduğu Alevi Kızılcakocaoğulları Türkmenleri
üzerine Yörgeç Paşa’yı bir ordu ile göndererek hile ile verdiği
yemekte 4 kardeşin başını ketirir ve 400 kişide zincir ve
prangalarla bağlayarak bir mağarada yaktırır.Çorumlu ovasında
çoluk çocuk demeden Türkmenleri kırıp geçirir. Sürü ve davarlarına
da el koyar. (10) Hoca Sadeddin Efendi bu Osmanlı katliamını
övünerek ve ballandırarak anlatarak şöyle demektedir: “Yörgüç Paşa
bir Türkmen getirene bir hil’at adamış, bunu da tellallarla
duyurmuştu. Bu yollada pek çok Türkmeni temizlemiş oldu.” Kılıçtan
kurtulanlar ise dağlara sığınırlar. Yörgeç Paşa, Osmancık
yöresinde Zeytun’da Kocakayası adıyla anılan ve Haydar adlı bir
beye ait hisarı fetheder. (11) Zeytun’da bugün Kırca adlı bir
alevi köyü vardır ve soyadı “zeytun” ve oğulları adıyla çok sayıda
insan vardır.(12)
2)Yavuz Sultan Selim, Çaldıran savaşı dönüşü 24 Kasım 1514’de
Amasya’ya gelir ve konaklar, yörede Kızılbaş avına adamlarını
göndererek katliamlar yaptırır.Şubat 1515’de Yeniçeri
ayaklanmasını ile pahalılığı ve kıtlığı bahane ederek, Alevi
köylerinin topraklarına el koyarak Sünni eşrafa ve dönmelere
“tımar” olarak verir. (13) Amasya, Tokat, Çorum bölgesinde
kırımdan kaçan Alevi köylerine doğudan getirilen Sünni Kürtler
iskan edilir. Yörede konuştuğumuz Kürt Köylüleri 500 ila 300
yıllık bir zaman diliminde doğunun çeşitli vilayetlerinden
geldiklerini söylemektedirler. Bölgede bazı Alevi Kürt köyleri de
vardır.
3) Bölgeden biri olan ve Kürt kökenli İskilipli Ebussuûd Efendi
(1545-1574)’in Şeyhülislâm olmasıyla ve 30 yılda verdiği
fetvalarla “Kızılbaş Türkmen katliamı”nı “Sünni Şeriatı”
kurallarına göre yasal hale gerirmiştir. Yedi Kızılbaş öldürenin
“Cennete Gideceği” Osmanlı uleması tarafından halka camilerde
anlatılmıştır. Bu nedenlede Anadolu’nun her yöresinde Alevi
Türkmen avına çıkılmıştır. (14)
4) 1568 yılında Amasya kadısının suçsuz görerek salıverdiği
Alevileri; Osmanlı yönetimi “Gizli şekilde öldürün” diye ferman
yollaması sonucu öldürülürler.
5) Amasya ve Merzifon’daki Kızılbaşların cezalandırılmasına
ilişkin 1570 ve 1574 ve 1583 yıllarına ait buyruklar ile yörede
keyfi katliamlar yapılmıştır.
6) Kuyucu Murat Paşa 6.12 l606’da sadrazam olduktan hemen sonra
Anadolu’da geniş çaplı Alevi katliamı harekatı başlatır. 155 bin
Alevi Türkmeni diri diri kazdırdığı kuyulara gömdürür. 1580-1620
yılarında Osmanlı ülkesin de tüm Alevilere devlet terörü
uygulanır.
7) Köprülü Mehmet Paşa (1656-1661) Celali ayaklanmaları bastırmak
ve eşkıya tedibi adı altında; Anadolu Türkmenlerini kırımdan
geçirmiş sağ kalanlara da zülüm yapmıştır.
Selçuklu ve Osmanlı döneminde yüzlerce Türkmen Kızılbaş toplu
katliamları yapılmıştır. Ali Pir Civan’da bu olaylardan birinde
önder olduğu için asılmıştır. Hüseyin Dede’nin dediğine göre;
Köprülü Mehmet Paşa zamanında asılmış imiş. Diğer yandan ise
Hüseyin Dede Kızılelma Türkmenlerinden olduğunu söylemektedir ki;
muhtemelen Kızılcakocaoğulları Türkmenleri olasıdır. Yörgüç Paşa;
bölgedeki Alevi Kızılcakoca ya da Kızılkoca Türkmen kırımında Ali
Pir Civan ve bacısını da olasıdır ki asmıştır.
Diğer bir ihtimal de: Tokat Erbaa ilçesinde Keçeci Baba Ocağına
bağlı Türkmenler 1519 yılında Turhal’da Osmanlı’ya karşı ayaklan
Şah Veli’yi desteklerler. Bu ayaklanmada yenilen Türkmenler
katledilirler. Ayaklanmanın önderi Şah Veli; Pir Ali Civan’ın
babası da olabilir. Çorum-Amasya-Tokat bölgesinde 300 yılı aşkın
bir sürede Osmanlı yönetimi Kızılbaş katliamı yapmıştır. Alevi
inanç ve tarihi ile ilgili yazılı hiçbir belge bırakmamış tümünü
yakmıştır. Bu nedenle söylenceleri ancak geniş bir zaman diliminde
değerlendirebilmekteyiz.
Ali Pir Civan ve Bacısı’nın türbesi “toplu bir mezar” görünümü de
vermektedir. Alevi köylerinde 3,7, 9 kişinin birlikte gömüldüğü
mezarlara sıkça rastlanmaktadır. Bunlar bir dönem “toplu
katliamın” yapıldığının göstergesidir. 8. Mt.’yi aşkın Ali Pir
Civan türbesi de bize bu olasılığı göstermektedir.
Türbe köyün güney yamacındaki bayıra yapılmıştır. Kareye yakın
yığma taşlardan örülen duvarlarla inşa edilen, ahşap tavanlı,
kiremit çatılı bina içine alınan türbe iki kısımdan
oluşmaktadır.Esas türbenin bulunduğu kısım çok daha eski olup,
ilave kısmıyla 19. yüz yılda yeniden yapılmıştır. Yazılı mezar
taşına ve bir kayıta rastlamadık.Tavan eskiden çiçek bezemeli ve
oyma ahşap iş görünümde imiş, zaman içinde çürüdüğü için
değiştirilmiş. Amasya yöresinde diğer Alevi türbelerinde olduğu
gibi; duvarlara asmalarda üzüm salkımları, karpuz ve bostan
yaprağı , hurma ve dallı yaprakları ile çeşitli çiçek motifli
bezemeler işlenmiştir. Değişik çiçeklerin karması ve çok renkli
hayat ağacı motifleri de duvarlarda, ara yerlerinde sütün
başlıklarında ve vazo içerisinde yer almaktadır. Türbenin baş
duvarında Bektaşi geleneklerine uygun; sancak, keşgül, taber,
kılıç, boynoz boru, asa, teslim taşı, 12 terekli külah ve benzer
resimleri yer almaktadır. Bu resim tasvirlerini kimin yaptığı
belli değildir. Resimlerin bazı bölümleri tahrip edilmiştir.
Türbenin başında eskiden var olduğu söylenen ve mum yakılan kaya
kütlesi çıkarılmıştır. Köyde ve çevrede eski Anadolu uygarlıkları
ve Bizans kalıntılarının izleri vardır.
Kutsal kabul edilen, Dede Pınarı denilen çeşmenin suyunun öksürük
giderici ve ince hastalıklara iyi geldiğine inanılmaktadır.
Türbenin üst kısmına kurban kesilme yeri, cemevi, aşevi, küçük bir
park yapılmıştır. Köy Muhtarlığının organizasyonu ile yaz
aylarında Şölen ve Şenlikler yapılmaktadır.
Türkmen geleneklerini ve göreneklerini yaşatan bu yoksul orman
köyüne Kültür Bakanlığı yeterli katkı sağladığı takdirde;
“Orta-Asya’dan Anadolu’ya” taşınarak bugünlere getirilen “Türk
Töresi” daha yüzlerce yıl yaşatılacaktır. Dileğimiz Devletin
unuttuğu; bu köy ve benzeri “Türklüğü sahiplenen” yerleşim
birimlerine elini uzatarak, maddi ve manevi destek sağlamasıdır.
Ali Pir Civan sultanın huzurunda aşk-ı niyaz ederken, ulu zata
yazdığımız bir deyişle yazımı noktalıyorum.
Dün gece düşümde gördüm Sultanım,
Hakk nasip etse de gelsem mihmanım,
Kaşlarında Mim Duası Kur’an’ım,
Yüzüm dergahına sürmeye geldim.
Yolunda kanberim Hamza ile Kemal,
Elestü deminde aldık gevher-ü lal,
Girdim dergahına nikap yeşil ile al,
Kaldır perdenide görmeye geldim.
Ali Pir Civan makamı türbe-i celil,
Şeyh Hasan dedemde önümde delil,
Piri Baba’ma hiç varmayan melil,
Gönül mürşidime varmaya geldim.
Muhammed’e miraçta rehber Ali,
Evvel Ali, Kur’an-ı Natık âhir Ali,
Pirim Hünkar Hacı Bektaş Veli
Pir Civan’ım eteğin tutmaya geldim.
ONAR BABA’m bu durakta dur dedi,
Sahâvet-kârâne hüccetini hem al dedi,
Kırklar’ın Cemi’nde kendin bul dedi,
Dârı didarında ölmeden evvel ölmeye geldim.
|